Kokteyl Dosyası: Bu Akşam Ne İçsek mi Dediniz?

Hep yemekten bahsediyoruz biraz da içmekten bahsedelim dedim. Biliyorum sizde sürekli bira içmekten sıkıldınız. Bir değişiklik yapmanın farklı şeyler denemenin tam vaktidir!

Türk toplumu olarak içki dağarcığımız pek gelişmiş değil. Bunun pek çok sebebi var tabiki. En birinci sebebi her müslüman toplum gibi bizde de içki içmek günah, haram, ayıp ve  kusur olarak algılandığı için iş baştan zor. Bu bölüm beni aşıyor. Fakat diğer bir sebep üreticilerle ilgili. Ülkemizde bira üretiminin büyük bölümünü elinde bulunduran şirketler hem genellikle pilsener bira üretiyor, hem de diğer çeşit biraların ithaline her ne hikmetse engel olabiliyor. İçtiğiniz biranın _markası önemli değil_ arkasına bakın hep aynı fabrikada üretildiğini görürsünüz. Tabi ki bu durumda Türk tüketicisine fazla seçenek kalmıyor. Yurt dışında ise farklı tahıllardan yüzlerce çeşit farklı bira üretimi yapılıyor. ABD’ de Almanya’ da İrlanda’ da çoğu kasabada bizdeki yoğurt ve süt üreticileri gibi bira üreticileri yüzlerce farklı çeşit bira üretiyor. İşine aşkla sarılmış bu küçük üreticilerin elinden çıkan biraların lezzetleri tarifsiz!

Şarapçılık, son yıllarda alınan faiş vergilere rağmen hızla gelişen ve kendini geliştirebilen bir sektör. Ürettiğimiz şaraplar yurtdışında ödüller almaya, bir veya iki tanesi de olsa ünlü restorantların şarap listelerine girmeye başladılar. Üreticilerin daha alacakları çok yol var ama gayretleri bu mesafenin görünenden hızlı alınacağını gösteriyor.

Benim değinmek istediğim konu ise bambaşka! Tüketicilerin alışkanlıkları…

Birayı hep pilsener içiyoruz zaten çok seçeneğimiz yok, şarap desen markası, üzümü, yılı önemli değil ucuz olsun yeter anlayışındayız. Alkol oranı yüksek içkiler votka, tekila, cin ve çeşitli likörlerle yapılan kokteyllerden bîhaberiz! Varsa yoksa votka-portakal veya cin-tonik. Tekila zaten şat içilir,  viski de ancak kolayla karıştırılıp içilir. Martiniyi ayrı bir içki markası sanıyoruz, Margarita’ dan haberimiz yok! Ne yazık ki Türk insanı bu lezzetlerden uzak. Bir de barmenlerimizin yaptığı kokteyllerin alkol oranı o kadar yüksek ki, zevk almaktan çok, acı çekiyoruz. Çünkü genel bakış açısı lezzetten çok hızlı bir şekilde zom olmak.

En baştan uyarayım; içkiyi sadece kafayı bulmak için içiyor bu amaç uğruna bir oturuşta beş altı birayı tek başınıza ard arda götürüyor hatta bir büyüğü tek başınıza yuvarlıyorsanız; bu yazı sizi tatmin etmeyecektir.  Hemen X tuşuna basıp sayfayı kapatabilirsiniz!

Tabiki sizi anlıyorum, önceleri ben de sizin gibiydim ama içki içmek böyle bir şey zaten, yavaş yavaş öğrenilen bir meziyet. Bu uğurda bir çok kez limitleri aştığınız, sonunu düşünmeden bitirdiğiniz geceler sonrasında ettiğiniz yeminlere aşinayım 🙂

İşin sırrı yemek yemekte de, içki içmekte de aynı. Lezzet!

Ülkemizde birçok üzüm çeşidinden birçok güzel şarap yapılıyor. Boğazkere, öküzgözü, kalecikkarası herhalde en popülerleri. Şaraptan aldığınız ilk yudumda hangi şarap olduğunu bilmek tabiki biraz ustalık istiyor fakat damağınıza değen şarabın sert veya yumuşak mı olduğunu, meyve aromalı mı, baharatlı mı olduğunu bilerek içmek önemli. Sonra hangi yemekle hangi tarz şarabın uyumlu olacağı konusunu merak etmeye, kendinizce denemeler yapmaya başlıyorsunuz. Yani damak tadınız oturuyor. Bunu yapmaya başladığınızda bu iş zevkli hale dönüşmeye başlıyor demektir. Kısacası başkalarının aksine (!) yemek yemek veya içki içmek karnımızı doyurmak veya kafayı bulmak için bir araç değil, amaçin ta kendisidir!

Şimdi gelelim tariflere

 

Ne dediğinizi duyar gibiyim! Evet evet duyuyorum! Kiminiz “Bu kadar konuştun inşallah tarifin güzeldir.” diyor, kiminiz kızgın ” Biz ne yediğimizi, içtiğimizi anlamıyor muyuz?” diyor, kiminizse son benzetmeden sonra sayfayı kapatmaya yöneldi. Merak etmeyin birazdan içkinizi yudumlarken bunların hiçbirini hatırlamayacaksınız.

 

İki tane tarif vereceğim ve ikisi de Fransız yapımı böğürtlen likörü Chambord ile yapılıyor. İstanbul’ da yaşayanların rahatlıkla bulabileceğini düşündüğüm bu likör benim favorim.

 

Çikolata-Böğürtlen Martini

 

  • Bir ölçek chambord
  • Bir ölçek kahlua
  • İki ölçek krema

 

 

Fransız Martini

 

  • Bir ölçek chambord
  • Bir ölçek votka
  • İki ölçek ananas suyu

 

 

Karışımların içine iki veya üç buz kübü attıktan sonra çok siddetli çalkalamaniz gerekiyor. Ölçekler martini bardağı için oz. dur. Daha büyük porsiyonlarda yapmak için ölçeği istediğiniz büyüklükte seçebilirsiniz.

 

 

Afiyet olsun, kararında iciniz 🙂

 

Not: Tarifler Ayza Wine and Chocolate Bar’ ın özel tarıfleridir.

About Gökhan Özyürek

avatar
Yıllarca ne iş yapabilirim ki ben diye sordu kendi kendine. Bir sahil kentinde salata yaparken erdi farkına hayalinin. Sene 2011 olduğunda Marmara İşletme' nin güzide mezunlarından aslan parçası bir şef aşçı doğuyordu. Kariyerine, 1,5 yil New York ta calisarak basladiktan sonra Johnson & Wales Universiy Ascilik bolumunde ogreci olarak devam ediyor. Kasim ayinda okulunu bitirmesi beklenen sevgili editörümüze Allah' tan Michelin yildizli mutfaklarda calismayi nasip etmesini diliyoruz.

Check Also

salata

Yaz Mevsimine Yakışan 5 Hafif Salata Tarifi

Yaz sıcağında ağır yemekler yemek yerine daha hafif tercih yapanlar için salata çeşitleri harika bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir